February 9, 2024
Bazen Duygular Bilmenin Çok Ötesindedir
Bilişsel zeka mı duygusal zeka mı; hangisi daha gerçekçi?

By Erdal Turna - TR
3 min read
Bildiklerimiz bizi her zaman zirveye ulaştırmaz. Bazen duygular bilmenin çok ötesindedir. Bunun farkına varmak için bir yarım yüzyıl yaşamam gerekti. Siz benim kadar beklemeyin diye bunu şimdiden kayda geçiriyorum.
Duygularım, bir şeyleri bilmekle elde ettiğim kazanımlardan çok daha fazlasını bana veriyor. Bunu daha önce de fark etmiştim aslında. Ama bu bilince tam olarak ermem için demek ki bir yarım yüzyıllık deneyim biriktirmem gerekliymiş. Benim açımdan son zamanlarda hayat, duygularımın yönlendirmesiyle akıp gidiyor.
Bu iyi mi kötü mü?
Bilgi Bir Çöplükmüş Duygu Bir Deniz
Şaşırmayın; hatta şu noktaya bile geldim: Duygularımın, sahip olduğum bilgilerden daha şaşmaz bir kılavuz olduğunu anlamakta çok gecikmişim.
Zararın neresinden dönersen, kârdır.
Bundan sonra, hayatta karşıma çıkan zorluklarla mücadele etmek, eskisinden daha kolay olacak.
"Önemli" etiketiyle zihnimde depoladığım retorikler, çekmeceler dolusu biriktirdiğim özlü söz defterleri, benim açımdan artık 50 yıllık anlamlarını kaybetti.
Bilgilerin doğruluğunun zamana ve mekana göre değiştiğini gördükten sonra, hiçbir bilginin bana gelecek vaat etmediğini artık anladım.
Oysa duygularım öyle değil.
Onlarda, yaratılışımın mayasında var olan içtenlik saklı.
Birikmiş bilgilerim hayatımda çöpten tepeler oluşturdu. Kirden arınmak ve huzura ermek için şimdilerde duygularımın denizine dalışlar gerçekleştiriyorum.
Duygular Yalan Söylemez
Kim, duygularının kendisine yalan söylediğini iddia edebilir?
Duyguları tarafından aldatılan bir insan tanıyor musunuz?
Ben tanımıyorum. Öyle olduğunu söyleyen birisi düpedüz yalancının tekidir. O, iradesinin kusurlarını gizlemek için duygularını suçlayan kişidir.
Duygularımız yalan söylemez. Yeter ki onları "zorunda" bırakmayalım.
Bunu başarırsak, duygularımız hem hayat koçumuz hem mesleki danışmanımız hem de kariyer uzmanımız olur.
Duygusal gerçeklik, bir pusula gibidir; bizi doğru yöne götürür. Bilgi önemlidir, ama duygular, bana hayatın gerçek rengini gösteren prizmadır.
Duygusal Bilgi, Bilişsel Duygu
Duygu ve bilgi arasında bir kıyaslama yapmak ve duygudan yana tavır almak bana göre kesinlikle ufuk açıcı bir yaklaşım. Bunu bir "duygusal zeka" yazısı olarak okumak da mümkün.
Duygularımız mı yoksa düşüncelerimiz mi hayatımızı şekillendirmede daha etkilidir?
Hayat bir dengeler oyunu gibidir. Duygusal zeka ve bilişsel zeka arasındaki denge, insanın en büyük gücüdür. Bunun objektif bir gerçeklik olduğunu düşünebiliriz. Fakat benim yönelimim duyguların rehberliğine doğru.
Bu konudaki kişisel deneyimler, herkesi ilgilendiren bir prensibe dönüşebilir mi? Bu kulağa hoş geliyor, ama gerçekten de öyle midir? Yani bu durum herkes için geçerli midir?
Duygularımı bilgilerime, bilgilerimi duygularıma entegre etmem mümkün mü? Denge saplantısı olanlar açısından bu sorunun cevabının peşine düşmek ufuk açıcı olabilir. Ama ben henüz o noktada değilim.
Elbette bu konunun sübjektif doğasını göz önünde bulundurmak zorundayız. Duygular da bilgi de insan hayatında çok değerlidir. Fakat bu ikisi arasındaki denge kişiden kişiye değişir.
Basit iki örnek üzerinden konuyu somutlaştıralım. Şu durumda siz olsanız ne karar verirdiniz, düşünün:
İş Teklifini Reddetmek
Yeni bir iş teklifi aldınız. Kağıt üzerinde her şey mükemmel gözüküyor- iyi bir maaş, prestijli bir pozisyon ve baş döndürücü bir kariyer fırsatı. Ancak, iş görüşmesi sırasında içinizde tuhaf bir huzursuzluk hissettiniz.
Rasyonel olarak her şey yerindeyken, duygusal olarak bir uyumsuzluk olduğunu fark ettiniz. Bu hisse güvenerek teklifi reddetmeyi mi seçersiniz, yoksa her şey çok rasyonel diyerek kabul mü edersiniz?
İşte başka bir örnek daha:
Konuşma Planını Değiştirmek
Kalabalık bir toplantıda konuşmacı olarak yer alıyorsunuz. Konuşmanızı, özenle hazırladınız, veriler ve istatistiklerle donattınız. Ancak, salonda çok farklı bir enerji hissederek, planladığınız konuşmayı bir kenara bırakıp, kalbinizden geçenleri paylaşmayı daha güçlü bir şekilde hissettiniz. Ne yaparsınız?
Her iki örnekte de karşınızda iki yol var: Bir yanda mantığın soğuk sesi, diğer yanda kalbin sıcak çağrısı.
Bugünlerde ben böyle bir durumla karşılaşsam kesinlikle duygularımla hareket ederim ve iş teklifini reddederim ve toplantıda da doğaçlama konuşurum. Bu seçimimin mantıklı olup olmadığını sorgulamak aklımın ucundan bile geçmez.
Hayat Her Zaman Denge Üzerinde Yürümez
Son zamanlarda benim açımdan hayat bu şekilde devam ediyor. Bu belki de yaşla ilgili özel bir durumdur. Bunu bilmekten de henüz uzağım. Ama nihayetinde benim açımdan ortada olan bir gerçek var.
Artık, duygularım, bilmenin çok ötesinde hayatımda bana yol gösteriyor.
Yıllar boyunca çok değerli bir öğreti olarak önümüze konan budur: Dengeli bir hayat için bilgilerimiz ve duygularımız birbirini tamamlamalıdır. Ben bu öğretiyi sorgulama noktasındayım. Çünkü, duyguların rehberliğinin, bana daha derin bir anlayış ve tatmin sağladığını gördüm.
Siz de kendi deneyimlerinizden yola çıkarak, bu dengenin yönünü belirleyin.
Unutmayın, bildiklerimiz bizi her zaman zirveye ulaştırmaz. Bazen duygular bilmenin çok ötesindedir. Bunun farkına varmak için siz de benim gibi bir yarım yüzyıl yaşamayı beklemeyin.
Bir İnsanın Hayatını Kurtarmak için Münih'ten Paris'e Yürümek Werner Herzog'un 22 gün süren muhteşem buzda yürüyüş deneyimi. Film değil, gerçek!
Her Başlangıç Bir Umut Alevidir Büyük yazar olma hayaliyle yola koyulmak zorunda değiliz tabii ki. Fakat varlığımızı küçük bir dünyaya sıkıştırmayı da…
İnsanlığımızı Kaybetmeye Daha Ne Kadar Devam Edeceğiz? 6 Şubat 2023 depreminin bir yıl sonrası ve hala kanamaya devam eden acılarımız
Y a z a r ı n N o t u :
Okuduğunuz için teşekkürler. Yazımı beğendiyseniz ne mutlu bana! Diğer yazılarımın da ilginizi çekebileceğini umuyorum.
👉Profilimde daha fazlasını bulabilirsiniz. Şimdiden keyifli okumalar!
Y a z a r H a k k ı n d a :
Ben, Erdal Turna. 30 yıldır kitap, edebiyat ve yazı dünyasının kıyısında yaşıyorum. "Yazmak gelecekte yaşamaktır" ilkesiyle, duygu ve düşüncelerimi kağıda döküyorum. Sorularınızı, merak ettiklerinizi veya düşüncelerinizi yazılarıma yorum olarak bırakabilirsiniz. İletişim için erdalturna.medium1@gmail.com adresine e-posta göndermekten çekinmeyin; en kısa sürede size geri dönüş yapacağımdan emin olabilirsiniz. Esen kalın!